fav. | | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Hayatın anlamı "Varız da"

"Cogito, ergo sum" demiş René Descartes yüzyıllar önce..

"Düşünüyorum, öyleyse varım."

Eminim hepiniz düşünüyorsunuzdur.. Düşündükleriniz farklı olsa da, düşünebilmenin mutluluğuna erişmiş, yaşadığınızın farkına varmışsınızdır..

Peki neden varız? Neden yaşıyoruz? Neyin peşindeyiz?

Kendinizin, ailenizin, sevdiklerinizin, ülkenin, dünyanın gündeminden bir an için sıyrılıp küçük bir an için bile olsa �varlığımızın nedenini� sorgulasak.. Bizi "insan" yapan değerlere birey olarak, toplum olarak ne kadar bağlı kaldığımızı gözden geçirsek..

XXX

Barış Manço'nun çok sevdiğim bir şarkısının sözlerinide saklıdır bazen hayatın anlamı..

XXX

İnsanoğlu haddin bilir kem söz söylemez iken

Elalemin namusuna yan gözle bakmaz iken

Bir sofra kurulmuş ki Halil İbrahim adına

Ortada bir tencere boş mu dolu mu bilen yok

 

Daha çatal bıçak kaşık icat edilmemişken

İsmail'e inen koç kurban edilmemişken

Bir kavga başlamış ki nasip kısmet uğruna

Kapağı ver kulbu al kurbanı ne hiç soran yok

 

Yıllardır sürüp giden bir pay alma çabası

Topu topu bir dilim kuru ekmek kavgası

Bazen durur bakarım bu ibret tablosuna

Kimi tatlı peşinde kimininse tuzu yok

 

Buyurun dostlar buyurun Halil İbrahim sofrasına

 

Ağzı açık gözü toklar buyursunlar baş köşeye

Kula kulluk edenlerse ömür boyu taş döşeye

Nefsine hakim olursan kurulursun tahtına

Çalakaşık saldırırsan ne çıkarsa bahtına

 

Halat gibi bileğiyle yayla gibi yüreğiyle

Çoluk çocuk geçindirip haram nedir bilmeyenler

Buyurun sizde buyurun

Buyurun dostlar buyurun

 

Barış der her bir yanın altın gümüş taş olsa

Dalkavuklar etrafında el pençe divan dursa

Sapa kulba kapağa itibar etme dostum

İçi boş tencerenin bu sofrada yeri yok

 

Para pula ihtişama aldanıp kanma dostum

İçi boş insanların bu dünyada yeri yok

XXX

Shakespeare'in ünlü eseri Hamlet'teki bir pasajı okurken..

XXX

Şu öğütlerimi de yaz kafana:

Düşüncelerinin ağzı dili olmayacak;

Aşırı hiçbir düşüncenin ardına düşmek yok

Teklifsiz ol, bayağı olma

Dostların arasında denenmiş olanları

Çelik halkalarla bağla yüreğine

Ama her zıpçıktı, acemi çaylak arkadaşı da

El üstünde tutup elini kirletme.

Kavga etmekten sakın, ama ettin mi de

Öylesine et ki, korksunlar senden.

Herkese kulağını ver, sesini verme

Herkese akıl danış, kendi aklını saklı.

Kesenin elverdiği kadar giyin,

Zengin ama gösterişsiz olsun giydiğin.

Her şeyden önce de kendi kendinle doğru ol

O zaman, gece gündüze varır gibi

Sen de aldatmaz olursun kimseyi.

XXX

Ya da, �Gel; her ne olursan ol, yine gel� diyen Mevlana"nın Divan-ı Kebir'ine göz gezdirirken o soru gelir alkımıza..

XXX 

Gönül göğe benzer, dilse yeryüzüne.. Yeryüzünden göğe varmaya pek çok konaklık yol var..

Tartış zamanı, terazinin kefeleri denktir ama adamın dili doğru söylemedi mi, kefenin biri ağıverir.

Yağmur suyu gönülden göğüslere tertemiz yağar; fakat adamın içi pisse sözlerinin de aslı faslı yoktur.

Bilgisi, görgüsü tam olan hekim, hastaya acı bir ilaç da verse, zulmediyor gibi görünür ama zalim değildir, adalet ıssıdır o.

İsterse karanlık olsun; ayak ayakkabısını tanır; gönül de zevk yoluyla, vardığı konağın hangi konak olduğunu anlar.

Gönüle gir, şu tufanda Nuh'un gemisine at kendini.. Durak korkulu ama gönlüne korku girmesin kardeş.

Kendi havandan, kendi hevesinden kork; olaylardan korkma. Kimi tanımak istersen düşüp kalktığına bak. Çünkü devletli, iki dünyada da devletli kişiyle düşer kalkar.

Sana yapılmasını istemediğin işleri sen de başkasına yapma. Çünkü şu huy dedikleri, tabiat adını taktıkları şey herkeste var.

XXX

Varız da.. Neden?

Bunu düşünebiliyorsak o zaman gerçekten var'ızdır.