Hayatın anlamı "Varız da"
"Cogito, ergo sum" demiş René Descartes yüzyıllar önce..
"Düşünüyorum, öyleyse varım."
Eminim hepiniz düşünüyorsunuzdur.. Düşündükleriniz farklı olsa da, düşünebilmenin mutluluğuna erişmiş, yaşadığınızın farkına varmışsınızdır..
Peki neden varız? Neden yaşıyoruz? Neyin peşindeyiz?
Kendinizin, ailenizin, sevdiklerinizin, ülkenin, dünyanın gündeminden bir an için sıyrılıp küçük bir an için bile olsa �varlığımızın nedenini� sorgulasak.. Bizi "insan" yapan değerlere birey olarak, toplum olarak ne kadar bağlı kaldığımızı gözden geçirsek..
XXX
Barış Manço'nun çok sevdiğim bir şarkısının sözlerinide saklıdır bazen hayatın anlamı..
XXX
İnsanoğlu haddin bilir kem söz söylemez iken
Elalemin namusuna yan gözle bakmaz iken
Bir sofra kurulmuş ki Halil İbrahim adına
Ortada bir tencere boş mu dolu mu bilen yok
Daha çatal bıçak kaşık icat edilmemişken
İsmail'e inen koç kurban edilmemişken
Bir kavga başlamış ki nasip kısmet uğruna
Kapağı ver kulbu al kurbanı ne hiç soran yok
Yıllardır sürüp giden bir pay alma çabası
Topu topu bir dilim kuru ekmek kavgası
Bazen durur bakarım bu ibret tablosuna
Kimi tatlı peşinde kimininse tuzu yok
Buyurun dostlar buyurun Halil İbrahim sofrasına
Ağzı açık gözü toklar buyursunlar baş köşeye
Kula kulluk edenlerse ömür boyu taş döşeye
Nefsine hakim olursan kurulursun tahtına
Çalakaşık saldırırsan ne çıkarsa bahtına
Halat gibi bileğiyle yayla gibi yüreğiyle
Çoluk çocuk geçindirip haram nedir bilmeyenler
Buyurun sizde buyurun
Buyurun dostlar buyurun
Barış der her bir yanın altın gümüş taş olsa
Dalkavuklar etrafında el pençe divan dursa
Sapa kulba kapağa itibar etme dostum
İçi boş tencerenin bu sofrada yeri yok
Para pula ihtişama aldanıp kanma dostum
İçi boş insanların bu dünyada yeri yok
XXX
Shakespeare'in ünlü eseri Hamlet'teki bir pasajı okurken..
XXX
Şu öğütlerimi de yaz kafana:
Düşüncelerinin ağzı dili olmayacak;
Aşırı hiçbir düşüncenin ardına düşmek yok
Teklifsiz ol, bayağı olma
Dostların arasında denenmiş olanları
Çelik halkalarla bağla yüreğine
Ama her zıpçıktı, acemi çaylak arkadaşı da
El üstünde tutup elini kirletme.
Kavga etmekten sakın, ama ettin mi de
Öylesine et ki, korksunlar senden.
Herkese kulağını ver, sesini verme
Herkese akıl danış, kendi aklını saklı.
Kesenin elverdiği kadar giyin,
Zengin ama gösterişsiz olsun giydiğin.
Her şeyden önce de kendi kendinle doğru ol
O zaman, gece gündüze varır gibi
Sen de aldatmaz olursun kimseyi.
XXX
Ya da, �Gel; her ne olursan ol, yine gel� diyen Mevlana"nın Divan-ı Kebir'ine göz gezdirirken o soru gelir alkımıza..
XXX
Gönül göğe benzer, dilse yeryüzüne.. Yeryüzünden göğe varmaya pek çok konaklık yol var..
Tartış zamanı, terazinin kefeleri denktir ama adamın dili doğru söylemedi mi, kefenin biri ağıverir.
Yağmur suyu gönülden göğüslere tertemiz yağar; fakat adamın içi pisse sözlerinin de aslı faslı yoktur.
Bilgisi, görgüsü tam olan hekim, hastaya acı bir ilaç da verse, zulmediyor gibi görünür ama zalim değildir, adalet ıssıdır o.
İsterse karanlık olsun; ayak ayakkabısını tanır; gönül de zevk yoluyla, vardığı konağın hangi konak olduğunu anlar.
Gönüle gir, şu tufanda Nuh'un gemisine at kendini.. Durak korkulu ama gönlüne korku girmesin kardeş.
Kendi havandan, kendi hevesinden kork; olaylardan korkma. Kimi tanımak istersen düşüp kalktığına bak. Çünkü devletli, iki dünyada da devletli kişiyle düşer kalkar.
Sana yapılmasını istemediğin işleri sen de başkasına yapma. Çünkü şu huy dedikleri, tabiat adını taktıkları şey herkeste var.
XXX
Varız da.. Neden?
Bunu düşünebiliyorsak o zaman gerçekten var'ızdır.